Skolyoz Nedir? Belirtileri, Tedavisi ve Ameliyatı

Skolyoz, omurganın yana doğru eğrilmesiyle ortaya çıkan yapısal bir bozukluktur. Erken dönemde fark edilmediğinde estetik kaygıların ötesine geçerek solunum kapasitesini ve günlük yaşamı olumsuz etkileyebilir. Tedavi süreci hastanın yaşına, eğrilik derecesine ve ilerleme hızına göre planlanır. Egzersiz, korse ve cerrahi gibi yöntemlerle skolyozun kontrol altına alınması mümkündür.

 

 

Skolyoz Nedir?

Normal ve sağlıklı omurgada, omurlara arkadan bakıldığında yukarıdan aşağıya boyun, sırt ve bel bölgelerinde düz bir hat olması gerekir. Skolyoz omurganın önden veya arkadan bakıldığında yana 10 derecenin üzerindeki eğilmesi ve kendi ekseni etrafında da dönmesidir (rotasyon). Bu nedenle skolyoz üç boyutlu bir şekil bozukluğu (deformite) olarak tanımlanır.

Skolyoz Ne Sıklıkla Görülür?

En sık görülen skolyoz tipi olan idiopatik (nedeni bilinmeyen) skolyozun, ergenlerin (adolesan) yüzde 2 ile 3'ünde var olduğu düşünülmektedir. 5 bin hastadan birinde, eğrilik cerrahi gerektirecek dereceye kadar ilerler. Küçük dereceli skolyozlarda kız ve erkekler eşit oranda etkilenirken, ilerleyici eğrilik gelişme olasılığı erkeklere kıyasla kızlarda 8 kat daha fazladır.

İdiopatik skolyoz, tüm skolyoz vakalarının yaklaşık %80'ini oluşturur. Ailesinde skolyoz öyküsü bulunan çocuklarda risk daha yüksektir; araştırmalar idiopatik skolyoz hastalarının yaklaşık %30'unda ailede skolyoz görüldüğünü ortaya koymaktadır. Özellikle skolyoz öyküsü olan ailelerin kız çocuklarının ergenlik öncesi dönemde dikkatli takip edilmesi önerilir.

Skolyozun Sebepleri Nelerdir?

Skolyoz, doğuştan omurga kemiklerinin bozuklukları, göğüs kafesi kemiklerinde olan bozukluklar (pektus gibi), omurgadan veya göğüs kafesinden geçirilmiş ameliyatlar, serebral palsi gibi beyin veya dushen muskuler distrofiler, kas hastalıkları gibi bir çok farklı durumda olabilir fakat en çok görülen şekli ise nedeni bilinmeyen (idiopatik) skolyozdur. Halk arasında yaygın olarak bilinen "ağır çanta taşımak" skolyoza sebep olmaz.

Skolyoz Türleri

İdiopatik Skolyoz: Nedeni kesin olarak bilinmeyen en yaygın skolyoz tipidir. Tüm skolyozların yaklaşık %80'ini oluşturur. Ortaya çıktığı yaşa göre üç alt gruba ayrılır: İnfantil (0-3 yaş), Jüvenil (4-10 yaş) ve Adölesan (10-18 yaş). En sık görülen formu adölesan idiopatik skolyozdur ve özellikle kız çocuklarında ergenlik öncesi, hızlı büyüme döneminde tespit edilir.

Konjenital (Doğuştan) Skolyoz: Anne karnında omurga gelişimi sırasında oluşan hemivertebra veya blok vertebra gibi kemik anomalilerine bağlı gelişir. İlerleme potansiyeli yüksek olduğundan erken cerrahi (2-4 yaş gibi) müdahale gerektirebilir.

Nöromüsküler Skolyoz: Serebral palsi, müsküler distrofi gibi kas veya sinir sistemi hastalıklarına bağlı ikincil olarak gelişir. Bu hastalarda oturma dengesi, solunum ve yürüme kapasitesi belirgin etkilenebilir.

Dejeneratif (Erişkin) Skolyoz: Genellikle 50 yaş üzerinde disk ve faset eklem dejenerasyonuna bağlı gelişir. Ağrı, dik duramama ve fonksiyonel kayıp ön plandadır. Sinir kökü basısına bağlı bacak ağrıları ve yürüme güçlüğü tabloya eşlik edebilir.

Skolyoz Nasıl Fark Edilir?

Ergenlik öncesinde ve ergenlik döneminde bedende hızlı değişiklikler meydana gelir. Skolyoz nedeniyle meydana gelen beden şekil değişiklikleri, belli belirsiz olabilir. Önemli bir eğriliğe rağmen dışarıdan görülen şekil bozukluğu çok küçük olabilir ve bu durum aile tarafından fark edilemeyebilir. Ayrıca skolyoz genellikle ağrı yaratmadığından çocukta şikâyete sebep olmayacağı için yine gözden kaçabilir.

Dışarıdan Fark Edilebilecek Değişiklikler:

  • Bir omuz diğerinden daha yüksektir.
  • Bir kürek kemiği (skapula) daha çıkıktır.
  • Bir kalça diğerinden daha yüksektir.
  • Bir bacak daha uzun görünebilir.
  • Belde asimetri vardır.
  • Gövde ve göğüs kafesi bir tarafa kaymıştır.
  • Baş, kalçaların hizasında ortalanmamıştır.
  • Elbiseler asimetrik durur ve çocuk belden aşağı eğildiğinde bir taraf daha yüksek görünür.

Ebeveynler İçin Basit Skolyoz Kontrolü

Ebeveynler 9 yaşından itibaren çocuklarını her 6 ayda bir basit bir yöntemle kontrol edebilir: Çocuğunuzdan dizlerini bükmeden öne doğru eğilmesini isteyin ve arkasından sırtına bakın. Kaburgalarda veya bel bölgesinde bir tarafın diğerinden yüksek olup olmadığını gözlemleyin. Bu asimetri skolyozun rotasyon bileşenine bağlı "kaburga kamburluğu" (rib hump) işaretidir. Her iki taraf eşit görünmüyorsa bir omurga uzmanına başvurmanız önerilir. Erken tespit, tedavi başarısını önemli ölçüde artırır.

Skolyoz Tanısı Nasıl Konulur?

Skolyoz şüphesi olduğu durumlarda röntgen filmi üzerinden tanı konulabilir. Skolyoz hastalarına özel çekilen boy grafisi (orthoröntgenogram) çekilmelidir. Eğrilik ya da eğriliklerin oluştuğu bölgeye göre skolyoz tanımlanır ve eğriliğin boyutları, röntgen filmi üzerinde bir açı olarak derece cinsinden ölçülür. Buna "Cobb Açısı" veya "Cobb Ölçümü" adı verilir. Cobb açısı ölçümünde aynı grafi üzerinde doktorlar arasındaki ölçümlerde yaklaşık olarak 5 dereceye varan farklılıklar görülebilir.

Ne Zaman MR İnceleme Önerilir?

Sık görülmeyen eğrilik tipi (ör. göğsün sol tarafındaki eğrilikler) veya diğer hastalık belirtilerinin varlığında ek incelemeler önerilebilir. MR veya BT omurilik probleminin detaylı tanısında kullanılır.

Büyüme Potansiyeli Değerlendirmesi: Skolyoz tedavisinde eğriliğin ilerleme riskini belirlemek için hastanın kalan büyüme potansiyelini değerlendirmek kritik öneme sahiptir. Bu amaçla leğen kemiği büyüme çekirdeğini gösteren Risser işareti ve sol el-el bileği grafileriyle yapılan Sanders sınıflaması kullanılır. Bu yöntemlerle kemik yaşı belirlenerek tedavi planı kişiselleştirilir. Anne baba ve kardeşlerin boyları da diğer göz önünde bulundurduğumuz kriterlerdir.

İlerleme Riski Nedir?

Skolyozun ilerleyip ilerlemeyeceğini bilmek her zaman kolay olmayabilir. Skolyozun ilerlemesi için en riskli dönem ergenlikteki hızlı boy uzaması dönemidir. Genelde kişinin yaşı ne kadar küçük, iskelet olgunluğu ne kadar az ve skolyoz tanısı konduğunda eğrilik ne kadar büyükse, ilerleme potansiyeli de o kadar büyüktür.

Büyüme tamamlandıktan sonra 30 derecenin altındaki eğriliklerde ilerleme genellikle durur. Ancak 50 derecenin üzerindeki eğrilikler büyüme tamamlansa bile yılda ortalama 1-1,5 derece ilerlemeye devam edebilir. Bu nedenle ileri derecedeki eğriliklerde cerrahi kararı ertelemek, ileride daha kompleks ameliyatlar gerektirebilir.

Skolyoz Dereceleri ve Tedavi Yol Haritası

Cobb Açısı Sınıflandırma Önerilen Tedavi Takip Sıklığı
< 10° Skolyoz olarak kabul edilmez Gözlem Yıllık kontrol
10-20° Hafif skolyoz Gözlem + egzersiz (Schroth) 6 ayda bir röntgen
20-40° Orta derece Korse + Schroth + düzenli takip 4-6 ayda bir röntgen
40-50° İleri skolyoz Cerrahi değerlendirme Cerrah tarafından belirlenir
> 50° Ciddi skolyoz Cerrahi tedavi önerilir Cerrah tarafından belirlenir

Tedavi Seçenekleri Nelerdir?

Skolyoz, eğriliğin büyüklüğü ve şiddetine göre ameliyat ya da ameliyat dışı yöntemlerle tedavi edilebilir. Cerrahi dışı yöntemler; sadece takip, schroth gibi fizik tedavi yöntemleri veya bunlara ek olarak alçılama veya korse kullanımı sayılabilir.

Schroth Nedir?

SCHROTH skolyoza özel üç boyutlu egzersizleri içerir. Normal postural hizalamanın yeniden sağlanmasını, duyusal, motor, postural ve solunum egzersizlerinden oluşur. Schroth egzersizlerinin arka kas grubu gücü üzerinde olumlu sonuçlar elde ettiğini ve bu sayede Cobb açılarının iyileştirilmesi ve cerrahi gerekliliği azalttığı görülmüştür. Schroth tedavisi kişiye özeldir. Alanında uzman Fizyoterapist tarafından planlanır ve uygulanır.

Diğer Ameliyatsız Tedavi Yöntemleri

  • SEAS (Bilimsel Egzersiz Yaklaşımı): Schroth'a benzer şekilde omurga çevresi kasları dengeleyen ve postürü iyileştiren bir egzersiz yöntemidir.
  • Pilates ve Yoga: Semptom kontrolü, esneklik artışı ve ağrı azaltılmasında destekleyici olarak kullanılılabilir. Ancak skolyozun kendisini düzeltmez; destekleyici tedavi olarak değerlendirilmelidir.
  • Yüzme: Omurgaya minimum yük bindiren bir aktivite olarak sırt kaslarını güçlendirir ve özellikle korse kullanan hastaların korse çıkararak yapabileceği en etkili sporlardan biridir.

Skolyozda Gözlem Nasıl Yapılmalıdır?

Skolyozun takibinde, hastanın eğriliğinin tipine ve özelliğine göre her 3 ile 12 ayda bir muayene ve röntgen kontrolü gerekmektedir. Ziyaretlerin sıklığı çocuğun, büyümenin hangi evresinde olduğuna göre değişir. Tek başına gözlem, büyümesi hala devam eden kişilerde 20-25 dereceden az olan eğrilikler için, büyümesi tamamlanan kişilerde de 40-45 dereceden daha az olan eğrilikler için önerilir. Çok sık röntgen çektirmenin kişinin diğer organ yapılarına zarar verebileceği akıldan çıkarılmamalıdır.

Skolyozda Korse Takibi

Korseleme sıklıkla eğriliklerin 20-25 dereceyi geçtiği ve korse uygulamasıyla ameliyatı engellemeye yetecek kadar büyüme zamanının kaldığı durumlarda tercih edilir. Korselemenin amacı, ilerlemeyi durdurmaktır. Çeşitli korse şekilleri vardır; bunların bir kısmı tüm gün, bazıları sadece geceleri takmak için tasarlanmıştır. Skolyoz korsesi, gövde ve kalçaları saran, eğriliğe ters yönde basınç uygulayan sert bir plastik korsedir.

Araştırmalar, korse tedavisinin uygun hastalarda eğriliğin ameliyat gerektirecek boyutlara ulaşmasını engellemede etkili olduğunu göstermiştir. Başarı için günde en az 20-22 saat kesintisiz kullanım gereklidir; bu sürenin altındaki kullanımlarda tedavi etkinliği belirgin şekilde azalır. Korse tedavisinin yaklaşık üçte bir hastada eğriliğin ilerlemesini durdurmada etkin olduğu bildirilmektedir. Korse kararı ve tipi mutlaka deneyimli bir omurga cerrahı tarafından belirlenmelidir.

Cerrahi Ne Zaman Gerekir?

Cerrahi kararı hastanın yaşına, eğriliğin yerine ve şekline göre değişir. Eğer bir eğrilik 40 dereceye ulaşırsa, büyüme tamamlanmamış olsa bile cerrahi girişim önerilebilir. Büyüme tamamlandığında sırt bölgesinde 40-45 dereceden daha az olan eğriliklerde ilerleme eğilimi azdır fakat 50 derecenin üzerinde olan eğriliklerin erişkinlikte bile ilerleme riski vardır. Bu eğrilikler daha yavaş bir hızda ilerlerler ve cerrahi önerilme olasılığı yüksektir. Tedavi için hastanın beklentisi ve şikayetlerine göre hekim ve hasta birlikte karar vermelidir.

Cerrahinin Amacı Nedir?

Cerrahinin amacı skolyozun daha fazla ilerlemesini engellemek ve omurgayı olabilecek en güvenli şekilde düzeltmektir. İlerlemenin durdurulması, yaşamın ilerleyen yıllarında ağır skolyozla birlikte olan ciddi sağlık sorunlarını engelleyecektir. Büyük eğrilikler ile birlikte olabilecek problemlerin bazıları nefes alma güçlüğü, kalp sorunları, kas zayıflığı ve ağrıdır.

Hala büyüme potansiyeli olan yaşı küçük hastalarda, büyüme dostu cerrahi yöntemler tercih edilmektedir. Bu yöntemlerin farklı çeşitleri mevcut olup bunlar arasında dışardan kumanda ile uzatma sağlanan manyetik rod (çubuk) yöntemidir ve bir diğeride vidaların rod üzerinden kendi kendine kayabildiği Shilla metodudur.

Eğer büyüme tamamlandıysa skolyozu düzeltmeye yönelik cerrahi işlemler uygulanacaktır. Ameliyat sırasında eğrilik, güvenli bir düzeltmenin mümkün olabileceği en yüksek oranda düzeltilir. Omurgadaki vidalar, sağlam kemik yapı oluşuncaya kadar omurgayı düzeltilmiş pozisyonda tutmak için bir iç korse görevi görür. Bu görev omurganın bütünleşip sert bir yapı haline gelinceye kadar (yaklaşık 6-12 ay) sürer. Kemiklerin kaynaması (füzyon) sonucunda omurganın bu bölgesinde büyüme potansiyeli ortadan kalkar ve bu kaynama omurganın hareketini de durdurur. Genellikle esneklikteki bu kayıp hafif olup gövde işlevini çok az kısıtlar. Tüm bu cerrahi işlemler esnasında nöromonitorizasyon denilen sinirlerinizin fonksiyonunu ameliyat esnasında sürekli olarak kontrol eden ve felç riskini en aza indiren bilgisayarlı bir cihaz kullanmaktayız.

Uygulanabilecek Cerrahi İşlemler Nelerdir?

Omurgaya cerrahi yaklaşımda iki genel yöntem vardır: Sırttan (posterior) ve önden/yandan (anterior) uygulanan cerrahi işlemler. En sık uygulanan yaklaşım sırttan (posterior) yapılan girişimlerdir. Bu işlemde, omurga boyunca bir kesi yapılır, vidalar omurlara tutturulur; sonrasında da çubuklar ile omurlar düzeltilerek sabitleme yapılır. Anterior girişimler ise karnın yada göğüs yan taraftan yapılan bir kesi ile gerçekleştirilir. Kaynatılacak (füzyon yapılacak) her bir omurun ön kısmına, bir veya iki vida yerleştirilir. Bunlar, omurganın düzeltilmiş pozisyonda kalmasını sağlar.

İp Metodu (Vertebral Body Tethering: VBT)

Gelişimini henüz tamamlamamış skolyoz hastalarında kapalı veya açık yöntemler kullanılarak omurganın ön (korpus) bölümüne vidaların yerleştirilmesi ve bu vidalara sert rod yerine gerdirilebilen bir bandın (ip) takılıp gerdirilmesi ile skolyozun düzeltildiği cerrahi yöntemdir. İpli skolyoz ameliyatında eğrilik ilk müdahale ile bir miktar düzeltilir sonrasında kalan eğrilik hasta büyüdükçe kendiliğinden düzelir. Bu cerrahi yöntem son yıllarda popüler hale gelmiştir ve uzun dönem cerrahi sonuçlar henüz belli değildir.

VBT Hakkında Güncel Not: Son 5 yıllık vaka serilerinde %30-50 oranında ip kopması rapor edilmiştir. Bu nedenle VBT yönteminin popülerliği azalmış olup doğru hasta seçimi (büyümesi devam eden 9-17 yaş, esnek eğrilik, orta derece) ameliyat başarısı için kritik önem taşımaktadır. Hasta ve aile, füzyon cerrahisi ile VBT arasındaki avantaj ve dezavantajları cerrahla detaylıca tartışmalıdır.

Ameliyat Sonrası İyileşme Süreci

Hafta Hafta İyileşme Takvimi

  • İlk 24 saat: Ağrı yönetimi başlatılır (PCA pompası veya epidural kateter). İlk gün yatak kenarı ayağa kalkma ve oda içinde ilk yürüyüş yapılır. Baldır kaslarına pompa egzersizleri ile derin ven trombozu riski azaltılır.
  • 2-6 gün (Hastanede): Fizyoterapist eşliğinde kademeli yürüyüş. Merdiven inip çıkma ve temel öz bakım becerileri kazanıldığında ve pansuman durumu uygun olduğunda taburculuk planlanır. Hastanede kalış süresi genellikle 4-6 gündür.
  • 2-6 hafta: Evde dinlenme dönemi. Kısa yürüyüşler artırılır. Ağır kaldırma, eğilme ve bükülme hareketlerinden kaçınılmalıdır. Antigravite kas gruplarını güçlendiren basit egzersizler başlatılır. Gövde boyu uzadığından sırt kaslarında kısalık hissedilebilir.
  • 6-12 hafta: Core kaslarını güçlendirici fizyoterapi programı başlar. Çocuklar genellikle 4-6 hafta sonra okula dönebilir.
  • 3-6 ay: Yüzme, sabit bisiklet, düz koşu gibi düşük darbeli sporlara başlanabilir. Masa başı işlere 6-8 hafta, aktif işlere 3-4 ay sonra dönüş mümkündür.
  • 6-12 ay: Temaslı sporlar (basketbol, futbol, güreş vb.) genellikle 12. aydan sonra tam füzyon doğrulandıktan sonra doktor onayıyla mümkün olur.

Ameliyat Sonrası Boy Uzaması

Eğri omurganın düzeltilmesiyle hastanın boyunda 2-7 cm arası uzama görülebilir. İyileşme döneminde disk aralıkları da hafif açılırsa ek kazanım mümkündür. Boy kazanımı eğriliğin derecesine ve esneklik durumuna bağlıdır.

Ameliyat Sonrası Dikkat Edilmesi Gerekenler

Beslenme: Yüksek proteinli diyet, D vitamini ve kalsiyum takviyesi kemik kaynamasını destekler. Bol su tüketimi önemlidir.

Sigara ve Alkol: İyileşme sürecini geciktirir; kesinlikle uzak durulmalıdır. Sigara özellikle pseudartroz (kaynamama) riskini ciddi ölçüde artırır.

Düzenli Kontrol: Ameliyat sonrası ilk yıl düzenli aralıklarla röntgen ve muayene kontrolüne gidilmelidir. İmplant stabilitesi ve füzyon takibi yapılır.

Türkiye'de Skolyoz Tedavisi: SGK ve Maliyet Bilgileri

Skolyoz tedavisi (korse, fizik tedavi ve ameliyat dahil) Türkiye'de hem devlet/üniversite hastanelerinde hem de özel sağlık kuruluşlarında gerçekleştirilmektedir.

SGK Kapsamı

Skolyoz ameliyatı SGK kapsamında karşılanan bir işlemdir. Devlet ve üniversite hastanelerinde SGK güvencesiyle ameliyat olunabilir. Özel hastanelerde ise SGK'nın belirlediği ücret üzerinden fark ücreti talep edilebilir. Ameliyat öncesinde hastaneyle görüşerek SGK'nın karşıladığı tutarı ve olası fark ücretini netleştirmek önemlidir. Özel sigortalar skolyoz ve kifoz gibi omurga sorunlarını doğuştan gelen hastalık saydığı için geri ödememe yapmamaktadır fakat bu durumla ilgili çalışmalar devam etmektedir, çünkü idiopatik skolyoz doğuştan gelen bir durum değildir ergenlik döneminde spontan oluşmaktadır ve %80 inde altta yatan bir sebep yoktur yani idiopatiktir.

Korse Tedavisi Maliyeti

Skolyoz korsesi, korse türüne (Boston, Scolibrace, gece korsesi vb.) ve üretim tekniğine (3 boyutlu tarama veya alçı ölçüm) göre fiyat farklılıkları gösterir. SGK, korse maliyetinin bir kısmını karşılayabilir; ancak özellikle yeni nesil 3D korselerde fark ücreti çıkmaktadır.

Maliyet Etkileyen Faktörler

Ameliyat maliyetini belirleyen başlıca faktörler: ameliyatın türü (füzyon, VBT, büyüme çubukları), eğriliğin şiddeti ve ameliyat edilecek omur sayısı, kullanılan implant miktarı, hastanenin ve cerrahın bulunduğu şehir. Kesin bilgi için ameliyatı planlayan hastaneye başvurmanız önerilir.

Skolyoz ile ilgili en çok diğer sorular için bizimle iletişime geçebilirsiniz.

Sık Sorulan Sorular

Skolyoz ameliyatı sonrası iyileşme süreci nasıldır?

Hastalar genellikle 4-6 gün hastanede kalır. İlk 24 saatte ayağa kalkılır. 4-6 hafta içinde günlük aktivitelere ve okula dönüş, 3. aydan itibaren hafif sporlar, 12. aydan sonra temaslı sporlar mümkün olur. Tam iyileşme genellikle 12 ay içinde gerçekleşir.

Skolyoz ameliyatı riskleri nelerdir?

Enfeksiyon (%2-3), kanama, sinir hasarı (nöromonitörizasyonla %1'in altına düşürülmüştür), pseudartroz (kaynamama) ve implant sorunları başlıca risklerdir. Genel komplikasyon oranı yaklaşık %5 civarındadır. Deneyimli bir cerrahi ekip bu riskleri en aza indirir.

Skolyoz ameliyatı boy uzatır mı?

Evet. Eğriliğin düzeltilmesiyle hastanın boyunda 2-7 cm arası uzama görülebilir. Eğrilik derecesi ne kadar yüksekse boy kazanımı da o kadar fazla olabilir.

Skolyoz ameliyatı sonrası spor yapılabilir mi?

Yüzme, bisiklet, eliptik gibi düşük darbeli sporlara 3. aydan sonra başlanabilir. Temaslı sporlar genellikle 12. ay sonrası tam füzyon doğrulandıktan sonra mümkün olur.

Skolyoz ameliyatı SGK tarafından karşılanır mı?

Evet, skolyoz ameliyatı SGK kapsamındadır. Devlet ve üniversite hastanelerinde SGK ile ameliyat olunabilir. Özel hastanelerde fark ücreti talep edilebilir.

Ağır çanta taşımak skolyoza neden olur mu?

Hayır. Bilimsel araştırmalar ağır çanta taşımanın skolyoza neden olmadığını göstermiştir. Ancak sırtta taşınan ağır çantalar omurga sağlığı için uygun değildir ve bel-sırt ağrısına zemin hazırlayabilir.

Skolyoz ameliyatı sonrası hamilelik mümkün müdür?

Evet. Füzyon tamamlandıktan sonra (genellikle 12-18. ay) omurga dengesinin stabil olduğu doğrulanırsa gebeliğe engel oluşturmaz. Normal gebelik ve doğum çoğu hasta için mümkündür.


Detaylı cerrahi bilgi için skolyoz ameliyatı sayfamıza göz atabilirsiniz. Ayrıca kifoz (kamburluk) ameliyatı, skolyoz fizyoterapisi ve bel ağrısı tedavisi sayfalarımıza da göz atabilirsiniz.