Skolyoz, omurganın yana doğru eğriliği olarak tanımlanan bir omurga rahatsızlığıdır. Skolyozun tedavi yöntemleri arasında korse kullanımı önemli bir yere sahiptir. Korse kullanımı özellikle omurga eğriliğinin ilerlemesini engellemek veya yavaşlatmak için kritik öneme sahiptir.

Korse tedavisinin etkinliği, hastanın tedaviye tam uyum sağlamasına bağlıdır. Ne yazık ki, tedaviye uyumun tam olmaması durumunda skolyoz eğriliklerinde ilerleme sıklıkla görülür. Özellikle 9 ila 10 aylık süreçte yaklaşık 10 derecelik bir ilerleme tespit edildiğinde bu durum, ameliyata doğru ilerlemeye dair önemli bir uyarıdır.

Korse kullanımında amaç, omurganın belirli bölgelerine ve gövdenin bazı noktalarına baskı uygulayarak eğriliğin ilerlemesini engellemektir. Bu tedavi yöntemi genellikle günde yaklaşık 23 saat korse kullanımı gerektirir ve buna ek olarak düzenli egzersiz programları uygulanmalıdır.

Ancak korse kullanımının getirdiği zorluklar bulunmaktadır. Özellikle genç hastalar korse kullanımında motivasyon sıkıntısı yaşayabilirler. Korse kullanımının yarattığı rahatsızlık, konforsuzluk ve özellikle yaz aylarında artan terleme nedeniyle ciltte lokal irritasyonlar hastaları zorlayan durumlardır.

Bu zorluklara rağmen, korse kullanımına devam eden hastalarda eğriliğin ilerlemesi önemli ölçüde azalır. Bu nedenle, hastaların korse tedavisine uyumu yakından takip edilmeli ve gerektiğinde tedavi yeniden değerlendirilip modifiye edilmelidir.

Sonuç olarak, korse kullanımı skolyoz hastalarında eğrilik kontrolünde etkili bir yöntem olup, hastaların tedaviye motivasyonu ve uyumu sağlanarak başarılı sonuçlar elde edilmesi mümkündür.
 


Ortopedi ve Travmatoloji Uzmanı
Prof. Dr. Akif Albayrak